PROSTAT KANSERİ

PROSTAT KANSERİ

PROSTAT KANSERİ

PROSTAT KANSERİ

PROSTAT KANSERİ
18 Eylül 2019 - 09:55


Prostat kanseri hücreleri erkeklik hormonu dediğimiz androjenler tarafından beslenirler ve çoğalmalarında bu hormonun etkisi büyüktür. Bu hormon daha çok testislerden salgılanmakla birlikte bir kısmı da böbreküstü bezlerinden salınır. Hormon tedavisindeki amaç kandaki androjen seviyesini minimuma indirmektir. Burada en klasik ve en etkin yöntem her iki testisin cerrahi olarak çıkartılmasıdır. Ancak gelişen ilaç teknolojisi ile birlikte çeşitli mekanizmalarla bu hormon ilaçları androjen seviyesini düşürür ve kanserin nüks etmesini ya da yayılmasını önler.

Hormon tedavisi ameliyat sonrası nüks etme riski yüksek olan lenf bezlerine tümörün sıçramış olduğu dönemlerde ameliyat sonrası tamamlayıcı tedavi olarak bir süre uygulanabilir. Bu durum 6 aydan birkaç yıla kadar sürebilir. Tek başına bir tedavi seçeneği olarak kullanılmamakla birlikte eğer uzak yerlere yayılım sıçrama olmadıysa prostat çok yakın çevre dokulara kadar ilerlemişse ameliyat ya da ışın tedavisinin çeşitli aşamalarında yardımcı tedavi olarak kullanılabilir.

Belirli bir süre sonra kanser hücrelerinde hormon tedavisine direnç gelişmekte ve bu durumda hormondan bağımsız olarak çoğalabilmektedir. Bu durumda kemoterapi tedavi seçeneği devreye girmektedir.

Geç tanı almış kanserin ilerlediği olgularda hormon tedavisi ve ışın tedavilerinin birlikte uygulanması mümkündür. Hastanın yaşam beklentisi ile beraber ek hastalıkları da göz önünde bulundurularak karar verilmedir.

Tedavi sonrası hastalığın kontrolü için belirli aralıklarla hastaların kontrole gelmesi gerekmektedir. Burada fizik muayene, kan tetkiki ve PSA bakılması takipte yer alır. Sıklıkla hastalığın nüksü konusunda PSA artışı uyarıcı olabilmektedir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum