27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile atılmıştır.

27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile atılmıştır.

27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile atılmıştır.

27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile atılmıştır.

27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile atılmıştır.
27 Mayıs 2019 - 12:04

Türk milletini tepeden dizayn etmeye çalışan toplum mühendisliğinin temelleri,
Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen ilk darbe olma özelliğini taşıyan 27 Mayıs 1960
Askeri Müdahalesi ile atılmıştır. Vesayet ve statükonun hüküm sürdüğü bir anlayışla
gerçekleştirilen 27 Mayıs Darbesi, milli iradeden kopan bir zihniyetin ürünü olarak;
demokrasiye, insanlığa ve vicdanlara yönelik büyük bir ihanettir.
Seçilmiş bir başbakanın idama mahkum edilmesiyle demokrasi tarihimizde
silinmez bir leke oluşturan 27 Mayıs Darbesi, ilerleyen süreçte askeri otoriteye, milli
iradeyi silah zoruyla tahakküm altına alma imkanının kapılarını da açmıştır.
Dönemin tek partili CHP yönetimine karşı rekor bir oyla iktidara gelen Adnan
Menderes ve yol arkadaşları, kısa zamanda gerçekleştirdikleri projelerle Türkiye’ye çağ
atlatmıştır. Milli ve manevi değerlerimizi Anadolu topraklarından silmeye çalışan tek
parti CHP’sinin antidemokratik uygulamalarını izale eden merhum Menderes, özellikle
din ve vicdan özgürlüğü adına atığı adımlarla milletimizin gönlünde taht kurmuştur.
Tek parti rejiminin en büyük ayıplarından olan Türkçe ezanı özüne döndürerek,
Anadolu’nun dağında taşında, havasında suyunda Ezan-ı Muhammedi’nin tekrar
yankılanmasını sağlamıştır. Tek partili hayattan kalma sorunlara çözüm getiren
Menderes’in halkla kurduğu sıkı bağdan rahatsız olanlar yalan ve iftiralarla algı
oluşturarak darbeye zemin hazırlamıştır.
Milletin iradesini hiçe sayan cuntacı zihniyet, demokratik yönetime
antidemokratik yöntemlerle el koyarak seçilmiş yöneticileri tutuklamış ve Yassıada’da
hukuk dışı yargılamaların ardından darağacına göndermiştir. Mahkeme Başkanı Salim
Başol’un, “Sizleri buraya tıkan irade böyle istiyor” sözleri hukuksuz yargılamaların
apaçık yaşandığı bu dönemleri tarihe kara bir sayfa olarak işlemiştir.
Üzerinden yarım asrı aşkın bir süre geçmesine rağmen 27 Mayıs Darbesi’nin
benzer senaryosu 15 Temmuz hain darbe girişiminde tekrar karşımıza çıkarılsa da
milletimiz vakur duruşuyla bu kez bu oyuna izin vermemiştir. 2016 yılında
gerçekleştirilen 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı sokağa çıkan milletimizin
önemli bir kısmında bu hadise zuhur etmiş ve necip milletimiz bir daha darbelere geçit
vermemek için meydanlara dökülmüştür. O zor gecede genç bir annenin; “Babam
Menderes için ağladı, ben Turgut Özal için ağladım, çocuklarımın Recep Tayyip
Erdoğan için ağlamasına izin vermeyeceğim!” demesi bu toplumsal tecrübenin açık bir
örneğidir. “Siper et göğsünü dursun bu hayâsızca akın” dizelerini yaşatırcasına hain
darbe girişimine karşı göğsünü siper eden milletimiz, eski Türkiye’de; koalisyonlara
yenik düşen, istikrar sağlayamayan, milletin devlet için olduğu dönemleri kapatmıştır.
Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın
liderliğinde Türkiye, AK Parti ile birlikte demokrasi düşmanı şer odaklarına milli
iradenin gücüyle en sert cevabı vermiştir.
Demokrasimizin ve özgürlüklerimizin daim olması adına başta Adnan Menderes
ile Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan olmak üzere tüm demokrasi şehitlerimizi ve
onları şehit eden demokrasi düşmanlarını unutmadık, unutmayacağız. 27 Mayısların, 12
Eylüllerin, 28 Şubatların, 15 Temmuzların bir daha asla yaşanmamasını temenni ediyor
ve darbe dönemlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle, minnetle anıyoruz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum